Hülya Yalım


HER DERDE DEVA AFORİZMA

Son zamanlarda hemen tüm dertlerin acıların elden ele dilden dile göçebe yegane ilacı var.


Son zamanlarda  hemen tüm dertlerin acıların elden ele dilden dile göçebe yegane ilacı var.
Lokman Hekim’in ölümsüzlüğü bulduğuna inanılan ve neyse ki kaybolan formülünde  “bu ilaçtan muhteva bir kaç karışım vardır herhalde” diye düşünmeden edemiyor insan .
Hacamat akapunktur bu ilacın yanında hak getire…
Görülen o ki bu ilaç araba kullanırken kullanılabiliyor allah aşkıyla yanarken de hatta içkiliyken de …
Doz aşımı ise hiç sorun olmuyor, çünkü kullanan kişi bunu hiç fark etmiyor…
Prospektüs gerektirmeyecek kadar kullanımı basit… Bu ilaç normal bir ilacın aksine endikasyonları gibi sadece sözlerden oluşmuyor şimdilerde daha çok resimle  söz birlikte kullanılıyor…
Eskiden kıssadan hisse tadındayken şimdi uzun lafın kısası gibi…
Yalnız bu ilacın yan etkileri üzerinde yazmıyor dolayısıyla kullanıcı da kullandıkça zararının farkına varamıyor fakat ciddi ciddi bunu alışkanlık ediniyor.
Aslında yeni nesil bu ilacın yan etkisinden muzdarip değil  henüz, fakat ileride Alzheimer dan bile daha tehlikeli olduğu anlaşılacağına bahse girerim. Şimdilik erken semptomlardan en önemlileri; yüzeysellik ve hafıza kaybı kabul edilebilir.
Bir kitabı dahi bilinmeyen bir yazarın, bir şiiri dahi bilinmeyen bir şairin izlenmeyen bir filmin sözleri, kulaktan kulağa oyunundaki gibi çeşitli cümle değişikliğine uğrayarak dilden dile dolaşabiliyor….
Bu ilaç daha çok bir kullanımla mucize etki yaratacak beklentiyle, zaman zaman kapsül,bazen suda eriyen tablet şeklinde  bazen de fitil gibi gittikçe etkisi süren hatta acıyı hafifletmek için yaraya merhem v.b çeşitli kullanım alanları ve amaçları var…
İlacın adı aforizma…
Kaçlık olduğu kişinin kullanımına bağlı olabiliyor. Ömürlük kullanılana da şahit olabilirsiniz tek seferlik kullanıma da…
Çarçabuk tükenilen aforizmalar da var miadı geçmeyen aforizmalar da var…
Eskiden kitapların özetleri filmlerin özel kareleri vardı.
Şimdi ise kitapların ve  filmlerin içinde geçen sözleri….
Artık kitapların veya filmlerin özdeyişlerini bilmek kitabı okumak filmi seyretmekle eş değer görülüyor…
Belki de daha çok zaman yetersizliğinden okur veya seyirci işte bu özdeyişlerle yetinmek zorunda kalıyor…
İşte bu yüzden aforizmayı ilaç niyetine kullanıp mucize bekliyor…
Bir sözle işin özüne varıldığı sanılıyor dolayısıyla ilacın etkisi geçince ne öz kalıyor ne de sözden eser…
Eskiden daha çok felsefede Nietczshe,Descardes,Bacon daha sonra Mevlana gibi filozoflarda karşılaştığımız aforizmalar şimdi neredeyse hayatın her evresinde üstelik kılıktan kılığa girerek dolaşıyor.
Aforizmaların tehlikesini en iyi Sinek Isırıklarının Müellifi Barış Bıçakçı gerçekten açık bir dille anlatıyor:
“Aforizma… Hani şu kahvaltıda ekmeğin üzerine sürdüğümüz beyaz ve kıvamlı şey… Sizi beslemez ama tok tutar..
Günümüzde pek çok yazarın kitabı aforizmalar topluluğundan başka bir şey değil. Artık romanın,öykünün kendine özgü dünyasını bulamıyoruz…
Kolayca dolaşıma girecek cümleler… Edebiyat ne yazık ki kolayca dolaşıma girecek cümlelere dönüşüyor…
İnsanlar birbirlerine yazacakları,söyleyecekleri ifadeler peşindeler. Has okuyucuyu da aşındıran bir şey bu.”
Gelin siz de mucize ilaç niyetine ve çoğunlukla yerli yersiz tavsiye üzerine değil tam da yerinde değerli yazarların kitaplarını okuyun kendi sözcüklerinizi kullanın. İnanın yaşamı anlamlandırma da ve anlatma da bu sözcüklerinizin sandığınızdan çok faydası var…
Sizi öldüremeyen düşmanın sizi daha yaşatmasından, düşünüp de var olmaktan siz de sıkılmadınız mı?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.