Eyüpsultan Belediyesi'nin Ramazan ayına özel olarak düzenlediği etkinlikler devam ediyor. Bahariye Caddesi'ndeki etkinlik çadırında gerçekleşen 'Eyüpsultan'da Huzur' temalı Ramazan Sohbeti'ne ilahiyatçı yazar Fatih Savaş konuk oldu. Programın moderatörlüğünü Ömer Toraman yaptı.
Fatih Savaş, sohbetine 'Ramazanla aran nasıl?' sorusunu hatırlatarak başladı. Savaş, "Ramazan-ı Şerif ayı bizi Adem kılmaya, adam etmeye, yerden kaldırmaya geliyor. Orucuyla bizi ellerimizden tutup yukarıya, semaya kaldırmak anlamında geliyor esasında" dedi. Bu şuurla ibadet edilirse, hem Ramazan'dan hem de insanın Ramazan'dan memnun olacağını ifade etti.
Fatih Savaş, mağfiret günlerinde olunduğunu belirterek tövbe ve istiğfar kavramlarını açıkladı. Savaş, "Tövbe, Allah'a söz vermektir. Ancak bir insan yaptığı kusurun farkına varmaksızın tövbe ederse bir anlamı olmaz. Önce pişmanlık duyulacak, ardından Allah'a bağ kurulup bir daha işlememek üzere söz verilecek" şeklinde konuştu.
İbadet denilince akla sadece namaz, oruç, hac ve zekatın gelmemesi gerektiğini vurgulayan Savaş, "Bunlar olmazsa olmazımız, Allah'a olan borçlarımız. Ama ibadet deyince aklımıza kul hakkı gelmeli. Kamu hakkı gelmeli. Yetimin, öksüzün himayesi gelmeli. Kalp kırmamak, gönül yıkmamak gelmeli" ifadelerini kullandı.
Mevlana'nın 'bin kere tövbeni bozsan da yine gel' sözünü hatırlatan Savaş, insan iradesinin nefse karşı sürekli bir sınavda olduğunu söyledi. Savaş, "Allah merhameti yüz eşit parçaya bölmüş. 99'unu kendi katında saklamış. %1'ini tüm kainata taksim etmiş. %100 merhametin sahibi olan Allah'a sonsuz iman ediyor, O'na güveniyoruz" dedi.
Fatih Savaş, istiğfarın bir başkasının kurtuluşu için dua etmek olduğunu belirtti. Peygamber Efendimiz'in 'günahsız ağızlarla dua edin' tavsiyesini aktaran Savaş, "Önce başkası adına isteyelim. Kendimizi en sona bırakalım ki belki onların hürmetine bizim o cömertliğimize Mevla daha cömert davranıp bizim isteyemediklerimizi de bize bahşedebilir" diye konuştu.
Program, Taksim Camii Müezzin Kayyımı Hasan Akıntaş'ın tasavvuf musikisi eserleri seslendirmesi ve Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından dualarla sona erdi.